Başıboş Sokak Köpeklerini Besleme Maliyeti Yıllık 70 Milyar TL! Bu Para İle Ne Kadar İnek, Koyun ve Tavuk Beslenebilir?

Başıboş Sokak Köpeklerini Besleme Maliyeti Yıllık 70 Milyar TL! Bu Para İle Ne Kadar İnek, Koyun ve Tavuk Beslenebilir?

Sokak Köpeklerinin Bakım Maliyeti Ne Kadar?

GİRİŞ:

Ülkemizde kanun çıkmasına rağmen bir türlü çözülemeyen başıboş köpek sorunu artık vatandaşları isyan noktasına getirmiş bulunmaktadır. Kuvvetli bir irade ile esasen 1-2 ayda kökten çözülecek olan bir sorun, mama lobisi, liyakatsiz siyasi ve idari kadrolar ve insandan daha çok köpeğe (dikkat edin hayvana demiyorum çünkü bunlar hayvansever değil sadece köpeksever bir topluluk) değer veren kesimin lobi faaliyeti nedeniyle bugün ülkemiz için gerçekten kangren haline gelmiş bulunmaktadır.

Her gün köpek saldırıları nedeniyle birilerinin canı yanarken, siyasi ve bürokratik makamlarda oturanların sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmaları, KÖPEKSEVERLERİN bir köpek için adliye basıp, ortalığı velveleye vermesine rağmen, köpek saldırıları nedeniyle kimsenin bırakın adliye basmayı, sokakta yürüyüş bile yapmamaları, olayı işin içinden çıkılmaz noktasına getirmiş bulunmaktadır.

5199 sayılı kanunda 2024 yılında değişiklik yapılırken adeta son dakika da mağdurlara gol atılmıştır. Belediyelerin kanun değişmeden önce 2024 yılı sonuna kadar kurmaları zorunlu olan köpek barınakları yeni düzenleme ile 31.12.2028, diğer bir deyişle 2029 yılı başına kadar uzatılmıştır. Her ne kadar yönetmelik çıkarılmış olsa ve şu an köpeklerin toplanması zorunlu olduğu ifade edilse de, kanundaki muğlaklık nedeniyle birçok belediye barınaklarının olmadığı gerekçesiyle köpekleri toplamamaktadır. Vatandaşların şikayetlerine ise muğlak ifadelerle 31.12.2028 sonuna kadar bu sorunu çözecekleri söyleyerek resmen zamana oynamaktadırlar.

Belediyelerin bu hamlesi esasen ipe un sermek olup, yaptıkları bu uygulamanın Türkçe ifadesi biz köpekleri toplamayacağız demektir. Bu şekilde davranmalarında kendi seçmen tabanlarının baskısı yanında, bu köpekleri topladıktan sonra karşılaşacakları devasa maliyetin altından kalkamama korkusu da bulunmaktadır. 

Peki hiç düşündünüz mü eğer ki tüm belediyeler bütün köpekleri toplarsa bunun yıllık maliyetinin ne kadar olacağını? İsterseniz bugün sizlerle sokak köpeklerinin tamamı toplansa bile, bunun ülkemize maliyetinin ne kadar olacağını hep birlikte rakamlarla ortaya koyup, bunun nasıl çözülmesi gerektiği hususunda hep birlikte kafa yoralım.

1.Ülkemizdeki Tüm Başıboş Köpekler Toplansa Bunun Bakım Maliyeti Ne Kadardır?

Bugün itibariyle ülkemizde minimum 4 milyon, maksimum 20 milyon arasında değişen başıboş köpek olduğu tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütüne göre ise sokak hayvanlarının sayısı insan nüfusunun yüzde 10’una karşılık gelmektedir. Buna göre, ülke nüfusunun 2026 yılı başı itibariyle 86 milyon olduğunu göz önüne alırsak, bunun %10’u kadar, yani yaklaşık 8,6 milyon başıboş sokak köpeği bulunduğu ortaya çıkmaktadır.

Köpeklerin maliyetini bütünsel olarak hesapladığımızda çok farklı unsurları da göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Örneğin 8,6 milyon köpeğin sığabileceği büyüklükte barınak inşasının maliyeti, bunların toplanma ve kısırlaştırma maliyeti, beslenme gideri, bunlara bakmak için istihdam edilmesi gereken personel maliyeti gibi tüm unsurların dikkate alınarak net bir maliyet ortaya çıkarmamız en doğru sonucu verecektir.

Köpeklerin bakım maliyetini hesaplarken iki kısma ayırarak hesaplama yapmak gerekmektedir; her yıl yapılması gereken cari giderler ve bir kereye mahsus yapılması gereken sabit giderler. Köpeklerin mama, su, aşı, bunlar için istihdam edilen personellerin maaşları gibi harcamalar her yıl yapılması gereken cari giderler iken, bunların toplanması, kısırlaştırılması, mikro çip takılması ve barınak inşası gibi giderler ise sabit giderler olarak karşımıza çıkmaktadır. Şimdilik barınak kurmak ve barınaklarda istihdam edilecek olan personellerin maaşlarına ilişkin maliyetleri bir kenara bırakalım. Çünkü belediyelerde personel maaşları ve istihdam edilen personel sayısı değişkenlik gösterebilmektedir. Aynı şekilde bazı belediyeler insana yapmadığı hizmeti KÖPEKLERE yaparak, gerçekten insan için bile lüks sayılabilecek barınaklar inşa etmektedir. Bu nedenle barınak kurmanın maliyetini bazı belediyelerde oldukça mütevazi bir rakam iken, bazı belediyelerde astronomik rakamlara ulaşabilmektedir. Bu nedenle bu unsurları hesaplamak ve bunlar için ortalama fiyat belirlemek oldukça zor görünmektedir. Ancak ortaya çıkaracağımız maliyet rakamına yukarıda değindiğimiz unsurların dahil edilmesi gerektiğini siz kıymetli okurlarımıza tekrar hatırlatacağız.

Öncelikle her yıl tekrarlanan cari gider unsurları üzerinden sokak köpeklerinin maliyetini hesaplayalım. Barınaklarda yapmış olduğumuz araştırmalarda, ortalama bir köpeğin günlük yarım kilo mama yediği belirtilmiştir. Bugün itibariyle en düşük köpek mamasının kilogram maliyeti yaklaşık 40  TL’dir. Bu veri altında, tüm başıboş sokak köpeklerinin toplatıldığını ve her bir köpeğin günlük yarım kilo mama yediğini düşünürsek;

Ülkemizdeki köpeklerin bir günlük mama maliyetinin;

8,6 milyon*20=172.000.000,00 TL,

Aylık mama maliyetinin;

172.000.000,00*30=5.160.000.000,00 TL

Yıllık mama maliyetinin ise;

172.000.000,00*365=62.780.000.000,00 TL

olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yazı ile ifade edersek bugün itibariyle başıboş köpeklerin tamamı toplansa, bunların sadece bir günlük mama maliyetinin 172 Milyon TL, aylık mama maliyetinin 5,16 Milyar TL, yıllık mama maliyetinin ise 62,78 Milyar TL olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu rakam piyasada ki en düşük fiyatlı köpek maması üzerinden hesaplanmış rakamlardır. Eğer ki bazı köpekperest belediyelerin yaptığı gibi piyasa fiyatının 4-5 katı fiyattan köpek maması temin edilirse bu rakam çok daha yukarlara gitmektedir.

Peki cari maliyetler burada bitiyor mu? Tabi ki de hayır! Cari giderlere kuduz aşısı başta olmak üzere aşıları, elektrik, su gibi hayvanların bakımı için her yıl yapılması gereken harcamaları da eklememiz gerekmektedir. Köpeklerin bakımı için hastalık türlerine göre birçok aşı yapılması gerekebilmektedir. Ancak ülkemizde köpeklere yılda 1 kere kuduz aşısı yapılması zorunlu olduğundan, diğer aşılara ihtiyaç duyulmadığı ve bu köpeklerin başka bir sağlık sorunu olmadığı varsayımı altında sadece zorunlu KUDUZ aşısı üzerinde hesaplama yapmayı uygun bulduk. Böylelikle sadece zorunlu aşı ile bile ülkemizin ne kadar bir maliyete katlanması gerektiğini sizlere daha net gösterebiliriz.

Ülkemizde 2026 yılı itibariyle ortalama kuduz aşısı yaklaşık 500 TL civarındadır. Buna göre;

8.600.000*500=4.300.000.000,00 TL

Belediyelerin her yıl tüm köpekleri kuduz aşısı yaptırmak için harcaması gereken para miktarı 4,3 Milyar TL’dir.

Yukarıdaki verilere göre ülkemizde başıboş sokak köpeklerinin tamamı toplanmış olsa yıllık bakımları için harcanması gereken minimum para miktarı;

62,78 Milyar Mama+4,3 milyar TL Kuduz Aşısı=67,08 Milyar TL olarak karşımıza çıkmaktadır. Ortalama köpek ömrünün 12 yıl olduğunu göz önüne aldığımızda ülkemizin başı boş sokak köpekleri için katlanması gereken maliyet miktarı:

67,08 Milyar TL * 12 Yıl Ortalama Köpek Ömrü = 804,96 Milyar TL’dir.

Diğer bir ifade ile bugün ülkemizde kangren haline gelmiş olan köpek sorununun, tüm köpeklerin toplanarak barınaklarda bakılması ve normal ömür döngüsünü tamamlaması suretiyle tamamen sıfırlanabilmesi için ülkemizin katlanması gereken cari maliyet miktarı minimum 805 Milyar TL’dir.   

Söz konusu maliyetler minimum bakım maliyeti olup, bu cari giderlerin içerisinde köpekler bakmak için istihdam edilecek personel gideri, elektrik, su ve köpeklere yapılan Distemper, karma, lyme, Parvovirüs, Bordotella Aşısı gibi aşıların giderleri bulunmamaktadır. Bu unsurları da eklediğimiz zaman köpeklerin bakımı için harcanması gereken yıllık cari gider miktarı çok rahatlıkla 70 Milyar TL’yi aşacaktır.

Cari giderlerin yanında köpeklerin yakalanarak barınaklara getirilmesi, kısırlaştırılması, çip takılması gibi bir kereye mahsus katlanılan sabit giderlerin de ortaya hesaplanıp, 12 yıllık Ömür döngüsü toplam maliyet hesabına dahil edilmesi gerekmektedir.

Öncelikle ülkemizde 8,6 milyon köpeğin bulunduğu varsayımı altında köpeklerin yakalanarak barınaklara getirilmesi gerekmektedir. Yakalama işlemini bazı belediyeler kendileri personelleri aracılığıyla yerine getirirken, birçok belediye ve il özel idaresi ihale yapmak suretiyle köpekleri toplatmaktadır. 2025 yılında yapılan toplatma ihalelerinde ise ortalama fiyatın 900-1.000 TL bandında oluştuğu anlaşılmaktadır. Biz yine rakamları düşük tutma adına bu köpeklerin yarısının idarelerin kendi personeli ve araçları ile toplandığını ve bu toplama işlemi için ekstra bir maliyet oluşmadığını öngörelim. Geri kalan 4,3 milyon köpek ihale ile toplatılırsa, 2025 rakamları ile toplama maliyetinin;

4.300.000 Köpek * 900 = 3.870.000.000,00 TL olduğu ortaya çıkmaktadır.

Diğer bir ifade ile bugün başıboş köpeklerin yarısı belediye ve il özel idareleri tarafından kendi personel ve araçları ile toplansa bile kalan köpekleri toplatmak için kamu kurumlarının katlanması gereken maliyet 3,87 Milyar TL’dir.

Bunun yanında her köpeği kısırlaştırma işlemi de en az bir kere katlanılması gereken bir maliyettir. Kısırlaştırma işlemini idareler kendi personellerine yaptırdığında minimum gider erkek köpekler için 600 TL ile 1.000 TL arasında, dişi köpekler için ise 1.000 TL ile 1.500 TL arasında değişmektedir. Eğer ki kısırlaştırma işlemini belediyeler hizmet alım suretiyle gerçekleştirir ise bu rakam çok daha yüksektir. Örneğin İstanbul Veteriner Hekimler Odasının 2025 fiyat listesine göre Erkek Köpek Kısırlaştırma Ücreti 6750 TL, Dişi Köpek Kısırlaştırma Ücreti ise 9550 TL’dir. Üstelik bu rakamlar İstanbul Veteriner Hekimler Odasının başlangıç ücretidir. Bu rakamlar veterinerler tarafından daha yüksek de belirlenebilir.

Biz minimum maliyeti ortaya çıkarmak için 2025 yılı rakamlarını baz alarak ve kısırlaştırma bedelini erkek ve dişi köpeklerin minimum maliyetinin ortalamasını baz alarak yapalım. Yani erkek köpekler için 600 TL dişi köpekler için 1.000 TL.  Köpek popülasyonunun cinsiyetinin de yarı yarıya olduğu varsayımı altında bir köpeğin minimum ortalama kısırlaştırma maliyetinin 800 TL olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna göre ülkemizdeki tüm başıboş köpeklerin kısırlaştırma maliyeti;

8.600.000*800=6.880.000.000,00 TL olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kısırlaştırma işleminin dışında köpeklerin takibinin yapılabilmesi için çip takılması gerekmektedir. Bu bedel 2025 yılı için 450 TL ile 800 TL arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Biz minimum maliyeti baz aldığımızda dahi tüm köpeklere çip takma maliyeti;

8.600.000*450=3.870.000.000,00 TL olduğu ortaya çıkmaktadır.

Köpekler için harcanması gereken sabit maliyetlerin toplamına baktığımızda ise bu rakamın;

3.870.000.000,00 TL toplama maliyeti + 6.880.000.000,00 TL Kısırlaştırma maliyeti ve 3.870.000.000,00 TL de çip takma maliyeti olmak üzere toplam 14.620.000.000,00 TL olduğu ortaya çıkmaktadır. Ortalama köpek ömrünün 12 yıl olduğundan, 12 yıllık süreçte cari gider masrafları ile sabit giderler olarak ülkemizin başıboş sokak köpekleri için katlanması gereken maliyet miktarı ise bugünün parası ile en az 819.580.000.000,00 TL’dir. Yukarıda da defaatle belirttiğimiz gibi bu maliyetin içinde personel, elektrik, su ve barınakların inşa maliyeti gibi unsurlar bulunmamaktadır. Bunlar da eklendiği zaman toplam maliyetin 1 Trilyon TL’ye ulaşması işten bile değildir!

2.Aynı Para ile İnek, Koyun veya Tavuk Beslenirse Elde Edilecek Menfaat Ne Kadar?

Şimdi gelelim işin en can alıcı noktalarından birine. Eğer ki belediyeler ve devlet bu kadar parayı hiçbir işe yaramayan ve sadece masraf olduğu anlaşılan KÖPEKLER yerine alternatif bir hayvan yetiştirmek için harcasaydı ne kadar bir hayvan yetiştirebilir ve bunun ekonomik ve sosyal faydası ne kadardır?

2.1.Büyükbaş Hayvan Beslenirse Elde Edilecek Menfaat Miktarı ve Parasal Değeri

İsterseniz öncelikle büyükbaş hayvancılıktan başlayalım. Bugün bir ineğin günlük bakım maliyeti yem, su, barınma, sağlık ve bakım gibi giderlerin toplamından oluşur. 2025 yılı sonu itibariyle ortalama bir inek için günlük maliyet, 150-300 TL arasında değişiklik göstermektedir. Bu miktar, ineğin cinsi, yaşı, süt verimi ve bulunduğu bölgedeki piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak köpeklerde yaptığımızın tersine biz en yüksek maliyet üzerinden aynı para ile belediyeler inek yetiştirseydi besleyebilecekleri inek miktarını hesaplayalım. Günlük 300 TL olan maksimum bakım maliyeti üzerinden hesapladığımızda bir ineğin aylık maliyetinin 9.000 TL, yıllık maliyetinin ise 109.500 TL olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna göre, köpekler için harcanacak olan yıllık yaklaşık 70 milyar TL’yi belediyeler et üretmek için inek beslemek için harcasa, aynı para ile yıllık en az 648.148 inek bakılabilir. Ortalama bir ineğin 200 kilo et verdiğini varsayarsak yıllık buradan vatandaşlara 160.000.000 milyon kilo et verilebilir ki bu her bir Türk vatandaşına yıllık 2 kilo et verilmesi demektir. Yani aynı maliyete devlet yine katlansa ve baktıkları hayvanların etlerini bedava bile dağıtsa, her bir vatandaş 2 kilo et yeme imkanına kavuşacaktır. Bugün itibariyle dana et fiyatlarını ortalama 500 TL bile varsaysak, ülkemize katkısı yıllık 80 milyar TL eder. 12 yıllık süreçte ise bu rakam 960 Milyar TL eder ki bu rakam faydası yönünden harcanan paradan daha fazlasının topluma yarar olarak döndüğünü göstermektedir. Bunun yanında ineklerin derisi, kemikleri, sakatatlarını ve hatta gübresi dahi ekonomik değer olarak kullanılabildiğinden, topluma olan faydası biraz önce belirttiğimiz değerden çok daha yüksek rakamlara çıkmaktadır.

Eğer ki süt inekçiliği yönünden değerlendirirsek bir inek 20 ile 30 litre arasında günlük süt verebilmektedir. Biz günlük 20 litre rakamını baz alsak bile bir inekten yıllık 7.300 litre süt üretilebilmektedir. Bu değer üzerinden hesapladığımızda ise çiğ süt olarak bir litre sütün 20 TL’ye satıldığını varsaysak (Ankara ve İstanbul’da perakende çiğ süt satışı 35 TL’dir) yıllık bir inekten 146.000,00 TL süt geliri elde edilebilmektedir. 648.148 inek köpeklere harcanan para ile beslenebileceğinden, bu kadar inek ile yıllık toplam 4.731.480.400 litre süt elde edilebilir. Bunun ekonomik karşılığı ise yıllık 94.629.608.000,00 TL’dir. Yani biz köpek yerine aynı para ile süt inekçiliği yaparsak yıllık harcadığımız paranın %35 üzerinde ekonomik değer ifade eden süt üretme imkanına sahip olabileceğiz. Bu rakamlara, ineklerin gübrelerinin tarımda, bio enerji alanında kullanılması sayesinde elde edilecek gelirler dahil değildir. Üstelik ineklerin ekonomik ömrünün sonuna doğru kesime verilerek elde edilecek olan et ve deri gibi yan faydalar da bu gelirin içinde bulunmamaktadır. Diyelim ki bu süt ineklerini beslemek sonucu elde edilen sütü satmadık ve tamamen bedava vatandaşlara dağıttık.  Bunun tamamı maliyet bile olsa elde edilecek süt ile her bir vatandaşımıza yıllık 55 litre süt içme veya vereceğimiz 55 litre süt ile peynir, yoğurt vb ürün elde etme imkânı sağlanabilecektir.

2.2. Küçükbaş Hayvan Beslenirse Elde Edilecek Menfaat Miktarı ve Parasal Değeri

Diyelim ki bu para ile büyükbaş yerine küçükbaş hayvan beslemeyi uygun gördük. Bugün itibariyle bir koyun veya keçinin bakım maliyeti yıllık yaklaşık 9.000 TL tutmaktadır. Bu giderin yaklaşık 5.000 ile 7.000 TL’si yem, kalan tutar ise sağlık, ahır ve diğer ortalama gider kalemlerinden oluşmaktadır. 2026 yılında maliyetlerin artacağı varsayımı altında biz bu rakamlara %30 ilave maliyet koyalım. Bu hesaplamaya göre bir küçükbaş hayvanın yıllık bakım gideri 12.000 TL olmaktadır. Eğer ki biz köpekler için harcayacağımız para ile koyun veya keçi gibi küçükbaş hayvan beslesek yıllık yaklaşık 5.800.000 küçükbaş hayvan beslenebilecektir. Ortalama bir koyun veya keçinin 17 kilo civarında et verimi olduğu düşünüldüğünde, bu rakam ile yıllık   98.600.000 kilo kuzu eti elde edilebilecektir. Kuzu et fiyatlarını 600 TL bile varsaysak, bugün itibariyle üretilecek ekonomik değerin toplam tutarı 59.160.000.000 TL’dir. Eğer ki üretilen etin tamamı vatandaşlara bedava dağıtılsa, yani köpeklerde olduğu gibi harcanan paranın tamamı masraf olup devlet tarafında katlanılsa bile her bir vatandaşımız yıllık 1,15 kilo KUZU eti yeme imkanına kavuşacaktır.

2.3. Tavuk Beslenirse Elde Edilecek Menfaat Miktarı ve Parasal Değeri:

Benzer hesaplamayı et ve yumurta tavukçuluğu açısından da yapabiliriz. 2025 yılı sonu itibarıyla tavuk çiftliği kurma maliyeti, çiftliğin büyüklüğü, tavuk sayısı, sistemin otomasyon seviyesi ve yapılacak üretim türüne göre farklılık göstermektedir. Ortalama 1.000 tavuk kapasiteli bir yumurta tavuğu çiftliği için başlangıç maliyeti 1.300.000 TL ile 1.700.000 TL arasında değişmektedir. Etlik piliç yetiştiriciliği için kurulacak bir sistemin maliyeti ise 1.600.000 TL’yi bulabilmektedir. Bu rakamlara tavuk barınakları, yemleme ve sulama sistemleri, havalandırma üniteleri, otomatik yumurta toplama sistemleri, veteriner giderleri, ruhsat ve proje masrafları ile işçilik giderleri gibi tüm temel kalemler dahildir.

1.000 adet etlik piliç ortalama 40 TL’den temin edilebilmekte, toplam 40.000 TL’ye mal olmaktadır. 45 günlük yetiştirme süreci için gerekli yem maliyeti 90.000 TL, diğer bakım ve veteriner giderleri ise ortalama 100.000 TL düzeyindedir. Yani etlik piliçlerde 45 günlük yetiştirme dönemi içinde ortalama bakım maliyeti 1.000 tavuk için 230.000,00 TL, tek bir tavuk için ise 230 TL civarındadır. Aynı dönemde söz konusu tavukların canlı ağırlıkları ise 2-2,5 kilo civarına ulaşmaktadır. Kesimden sonra ise karkas tavuk eti ağırlığı ortalama 1,4-1,6 kilo gelmektedir. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken şey tavuk sayısı artıkça maliyetlerin aşağıya inmesidir. Yani tavuk sayısı arttıkça ölçek ekonomisi nedeniyle birim başına tavuk yetiştirme maliyeti inmektedir. Bu nedenledir ki bugün yukarıda belirttiğimiz rakamlardan daha ucuza marketlerden poşetlenmiş bütün tavuk alınabilmektedir.

Aynı şekilde eğer ki yumurta tavukçuluğu yapılırsa, 1.000 adet yumurta tavuğu günde ortalama 800-850 adet yumurta vermektedir. Yıllık olarak hesapladığımızda ise 292.000 ile 310.000 adet arasında değişen sayılarda yumurta elde edilebilmektedir. Birim başı hesapladığımızda ise yıllık bir tavuktan 290 ile 320 arasında yumurta elde edilebilmektedir. 2025 yılında yumurtanın adet satış fiyatı ortalama 5,5 TL olduğu göz önüne alındığında bir tavuktan yıllık minimum 1.595 TL yumurta geliri elde edilebilecektir. Bir yumurta tavuğunun yıllık bakım gideri ise 1.250 ile 1.700 TL arasında değişmektedir.

Şimdi bu veriler altında eğer ki köpekler için harcanacak olan yıllık 70 Milyar TL para et tavukçuluğu yetiştirmek için harcansa, ölçek ekonomisinden hiç yararlanılmasa bile yıllık 304.000.000 milyon et tavuğu yetiştirilebilecektir. Ortalama bir tavuğun 200 TL’ye satıldığını varsayarsak yıllık 60.800.000.000,00 TL’lik ekonomik değer ifade eden etlik tavuk üretimi yapılabilecektir. Bu işlenmemiş şekilde satılan bütün tavuk fiyatı üzerinden ve ölçek ekonomisi değil ortalama 1.000 tavuk yetiştirme maliyeti üzerinden elde edilen bir rakamdır. Eğer ki daha büyük ölçekli etlik tavuk işletmesi kurulursa maliyetler daha aşağıya çekilebilecek ve/veya aynı harcama tutarı ile daha fazla etlik tavuk yetiştirilebilecektir. Diyelim ki bu kadar masraf yapıldığı halde hiç satış yapılmadı ve aynı köpekler gibi bütün mali yük kamunun üzerinde kalacak şekilde bütün tavuklar vatandaşlara bedelsiz dağıtıldı. Yetiştirilen tavuklar tamamen ücretsiz olarak vatandaşlara dağıtılsa, her bir vatandaşımız yıllık 4.95 kilo bütün tavuk yeme imkanına kavuşacaktır.

Köpekler için yıllık yapılması zorunlu olan 70 Milyar TL ile eğer ki yumurta tavukçuluğu yapılsa, tavukların yıllık bakım gideri 1.700 TL olarak kabul edilirse yaklaşık 41,2 Milyon, eğer ki 1.250 TL kabul edilirse 56 Milyon yumurta tavuğu beslenebilecektir. Buna göre köpekler için harcanacak olan para ile günlük minimum 32.960.000, maksimum 47.600.000 yumurta üretilebilecektir. Yıllık olarak ise minimum 12.030.400.000 ile maksimum 17.374.000.000 arasında yumurta üretimi yapılabilecektir. 2025 yılı ortalama yumurta satış fiyatının 5,5 TL olduğunu düşünürsek 2026 yılında hiç zam gelmese bile sadece yumurta satışlarından yıllık 66.167.200.000 TL ile 95.557.000.000 arasında değişen miktarda gelir elde edilebilecektir. Eğer ki köpeklerin maliyeti gibi hiç gelir elde etmeden vatandaşlara dağıtılsa yumurta yemeyen hiçbir vatandaşımız kalmayacak, her bir vatandaşımız en kötü ihtimalle her üç günde bir yumurta yiyebilecektir. Yani her bir vatandaşımız en kötü ihtimalle yıllık 120 adet (yani 4 koli) yumurta yeme imkanına kavuşacaktır.

İsterseniz yukarıdaki verileri bir bütün olarak bir tabloda özetleyerek yazımızı sonlandıralım.

Hayvan Cinsi

Beslenecek Toplam Hayvan Sayısı

Yıllık Cari Gider Olarak Bakım Maliyeti

12 Yıllık Ömür Döngüsünde Toplam Maliyet

Ekonomik Katkısı

Halka Bedava Dağıtılsa Kişi Başı düşen Et/Süt/Yumurta Miktarı

Sokak Köpekleri

8,6 Milyon

70 Milyar TL

820 Milyar TL

Sıfır (0) Tamamen Zarar

Sıfır (0) Tamamen Zarar

Aynı Para ile Beslenebilecek Alternatif Hayvan Sayısı*

 

 

 

Hayvan Türü

Beslenecek  Toplam Hayvan Sayısı

Yıllık Elde Edilecek Ürün

Yıllık Elde Edilecek Gelir**

12 Yıllık Süreçte Elde Edilecek Gelir TL**

Halka Bedava Dağıtılsa Kişi Başı düşen Et/Süt/Yumurta Miktarı

Süt İneği

648.148

4.731.480.400 litre Süt

94,63 Milyar TL

1,14 Trilyon TL

Kişi Başı Yıllık 55 Litre Süt

Et İneği

648.148

160.000.000 Kilo Dana Eti

80 Milyar TL

960 Milyar TL

Kişi Başı 2 Kilo Dana Et

Küçükbaş Bakımı*

5.800.000

98.600.000

59.16 Milyar TL

709,92 Milyar TL

Kişi başı 1,15 Kilo Kuzu Eti

Et Tavuğu*

304.000.000

304.000.000 Adet Bütün Tavuk Eti

60,8 Milyar TL

729,6 Milyar TL

Kişi Başı 4,95 Kilo Bütün Tavuk Eti

Yumurta Tavuğu*

56.000.000

17.374.000.000

95.56 Milyar TL

1.15 Trilyon TL

Kişi Başı Yıllık 120 Yumurta

  • Bu sayı minimum değerdir.
  • ET hayvanlarının deri, sakatat, kemik ve gübresinin alternatif değerlendirilmesi suretiyle elde edilebilecek gelirler ile süt hayvanlarının sütünden yapılabilecek peynir, yoğurt vb ürünlerden elde edilebilecek olan gelirler dahil edilmemiştir. Bu yan ürünlerde elde edilebilecek olan gelirler de eklenirse tabloda yazan değerin çok üstünde ekonomik kazanç sağlanabilecektir.
  • Küçükbaş hayvanlardan elde edilebilecek deri, sakatat, kemik ve gübresinin alternatif değerlendirilmesi suretiyle elde edilebilecek gelirler ile dişi hayvanlardan elde edilecek süt ve bu sütlerden yapılabilecek peynir, yoğurt vb ürünlerden elde edilebilecek olan gelirler dahil edilmemiştir. Bu yan ürünlerde elde edilebilecek olan gelirler de eklenirse tabloda yazan değerin çok üstünde ekonomik kazanç sağlanabilecektir.
  • Tavuk yetiştiriciliğinde de etlik tavukların gübrelerinin değerlendirilmesi, bütün tavuk yerine tavuk butu vb şekilde satılması, ayrıca sakatatlarının ve özellikle ayaklarının Uzakdoğu ülkelerine satılması şeklinde elde edilecek gelirler göz ardı edilmiştir.
  • Yumurta tavuğunda da aynı şekilde gübrelerinin değerlendirilme veya ekonomik ömrü dolan tavukların kesilerek etlerinin değerlendirilmesi şeklinde elde edilecek gelirler hesaplamaya dahil edilmemiştir.

 

Şimdi bu rakamlar ortada iken hala hiçbir şeye faydası olmayan köpekleri besleyerek yıllık 70 milyar TL, 12 yıllık süreçte ise 820 milyar TL maliyete katlanarak bu parayı çöpe atmak mı mantıklı, yoksa aynı para ile büyükbaş, küçükbaş veya tavukçuluk gibi alanlarda üretim yapmak mı mantıklı bir düşünmek lazım.

SONUÇ:

Belediyeler başta olmak üzere sorumluluk makamında oturanların kısırlaştırma görevlerini zamanında yapmamaları ve 2004 yılında güya hayvanları koruma adına çıkarılan ancak KÖPEK dışındaki hiçbir canlıyı korumadığı anlaşılan yanlış yasal düzenleme nedeniyle ülkemizin geldiği nokta ve katlanması gereken maliyet maalesef budur.

Yıllık yaklaşık 70 milyar TL, 12 yıllık ömür döngüsünde yaklaşık 820 milyar TL harcanması sonucunda elde edilecek menfaat nedir? Bu kadar büyük bir maliyet sonucu elde edilecek katkı koca bir SIFIR’dır. Çünkü köpeklerin ne eti yenir, ne gübresi kullanılır. İnsanların sokaklarda köpek saldırısına uğramaması ve çocukların köpekler tarafından parçalanmaması dışında köpeklerin barınaklarda bakılmasının herhangi bir faydası veya getirisi bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile artık toplum sırf çocuklarımız köpekler tarafında parçalanmasın diye ölümü gördüğünden sıtmaya razı olmakta ve bu kadar büyük bir maliyete katlanmak zorunda kalmaktadır.

Ülkenin bu hale gelmesinde sorumluluk makamında oturanların sorumsuz davranışları ve liyakatsizliklerinin yanında, KÖPEKLER dışındaki hiçbir canlıyı hayvan kategorisine sokmayan azgın azınlığın sesinin çok çıkmasının ve siyasilerin de onlara boyun eğmesinin etkisi büyüktür. Bir akıl tutulması mı, dış güçlerin taşeronluğunu yapmak mı, yoksa modern hayatın insanları savurması mı bilemiyorum. Ancak, hastalıklı ruh haline sahip bu kitlenin hayvansever olmadığını sadece KÖPEKSEVER olduğunu anlamak için yapılan mama ihalelerine bakmak yeterli.

Belediyeler tarafından yapılan mama ihalelerinde mama içerisinde bulunması gereken minimum kuzu veya diğer hayvan etlerinin oranı teknik şartnamede açıkça yazmaktadır. Yani köpekleri beslemek için diğer hayvanları kesmek ve öldürmek gerekmektedir! Diğer bir deyişle bu ruh hastası kitle için diğer hayvanları öldürmek caiz ama sıra köpeklere gelince onlar ALLAH’ın dilsiz kulu? Peki Köpekleri beslemek için öldürülmesi gereken kuzu, dana vb hayvanlar ne oluyor? Onlar da ALLAH’ın dilsiz kulu değil mi? Allah akıl fikir versin ne diyelim!

Gerçekten Allah insana akıl vermiş ve insanı eşrefi mahluk kılmış iken köpeklerle ilgili bu akıl tutulmasının mantıklı bir izahını maalesef bulamadım. Bulan varsa lütfen beri gelsin!

Saygılarımla….

Ömer DEMİRDAŞ

 

1 YORUMLAR

  • SELAMİ KARAGÖZ

    TC SAĞLIK BAKANLIĞI: Kist hidatik olarak da adlandırılan kistik ekinokkoz; erişkin formunun köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanların ince bağırsaklarında yaşadığı echinococcus granulosus adı verilen parazitin larvalarının sebep olduğu zoonotik bir hastalıktır. Köpek dışkılarındaki parazit yumurtalarının ağız ve solunum yoluyla alınmasından sonra insanların karaciğer, akciğer, dalak, beyin gibi iç organlarında kistler oluşturarak ölüme yol açabilen kist hidatik ülkemizde hayvanlarda çok yaygındır ve ciddi ekonomik kayıplara yol açmaktadır.'' BUNUN ANLAMI, ÇOCUKLARINIZI VE KENDİNİZİ SADECE SOKAK KÖPEKLERİNDEN DEĞİL, AYRICA SOKAK KÖPEKLERİNİN SOKAKLARA BIRAKTIKLARI SİDİK VE BOKLARDAN DA KORUMANIZ GEREKMEKTEDİR!!!..

    YORUM YAZ